GEZİCİ TARIM İŞÇİ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİ (*)

Kemal KOÇAK (**)
H. Şakir KIRAN (***)
Mehmet SEVER (***)
Ferda ÇETİN (****)

Bu projede, gezici tarım işçi ailelerinin ve çocuklarının mevcut durumunu değerlendirecek kapsamlı bir araştırmanın bulunmayışı, gezici tarım işçi çocuklarının arasında okula devam etmeme ve okuldan ayrılmanın daha yaygın oluşu, bu çocukların içinde bulundukları fizikî ve sosyo-ekonomik ortamın onların okul başarılarını destekleyici nitelikte olmayışı, çocukların ve ailelerin içinde bulunduğu sağlık ve beslenme şartlarının yetersiz oluşu problemleri ele alınmıştır.

GİRİŞ
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti-UNICEF (Milletlerarası Çocuklara Yardım Fonu) 1991-1995 İşbirliği Programı Çerçevesinde, Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü’nce “Gezici Tarım İşçi Çocuklarının Eğitimi Projesi” hazırlanmıştır.
Proje ile gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağında bulunan çocuklarına ilköğretim imkânlarını ulaştırmak, aileleri okuma-yazma, çocuk bakımı ve eğitimi, sağlık ve beslenme, aile plânlaması gibi konularda bilgilendirme ve davranış değişikliği meydana getirmek hedeflenmiştir.
Proje çerçevesinde, Gezici Tarım İşçi Aileleri ve Mecburî Öğrenim Çağındaki Çocuklarının yoğun olarak bulunduğu Çukurova (Adana) Bölgesinde, bu aileler ile mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının mevcut durumunu tespit etmek amacıyla bir araştırma yapılması Bakanlıkça uygun görülmüştür.
Bu araştırma 01.10.1990-19.10.10.1990 tarihleri arasında yapılmış ve araştırmanın giderleri UNICEF tarafından karşılanmıştır.
PROBLEM
Toplum ve fert ilişkilerine bakıldığında, ferdin tamamen aktif bir konumda olduğu görülmektedir. İnsan, gerek günlük hayat gerekse bütün ömrü boyunca, ancak sınırlı serbestliklere sahip bağımlı bir konumda bulunmaktadır. Fert bu bağımlı konumuna sosyalleşme süreci içinde girmekte ve toplumun bir parçası olmaktadır. Bu anlamda toplumlar gerek zaman içinde, gerekse mekânda birbirlerinden ayrılmaktadır. Fertlerin içinde yaşadıkları toplumların rahatlığını aramaları, aynı zamanda o toplumun da varlığını sürdürebilmesini sağlayan unsurlardan birini teşkil etmektedir.
Sosyalleşme süreci içinde fert, toplumun bir parçası olurken, aslında o toplumun kültürünü öğrenmektedir. İnsanların; günlük hayattaki davranış biçimlerinden, geçimlerini sağlama ve yaşama biçimlerine kadar bütün ilişkileri kültürün belirttiği şartlar içinde gelişmektedir. Kültür, toplumdan topluma ve aynı toplumda zaman içinde değişirken daime öncelikli nitelik taşımaktadır. [1]

Ülkemizde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin farklı gelişim düzeylerinde olduğu ve bu bölgelerde farklı üretim teknolojilerinin uygulandığı bir gerçektir. Bu anlamda, geleneksel bir yapı ve modern bir yapı aynı toplum içinde varlığını sürdürebilmektedir.

Özellikle yeterli gelire sahip olmayan küçük tarım iletmelerinde, belli bir ürünün bir kısmını kendi toprakları üzerinde tamamlayanlar, geriye kalan zamanda başka işletmelerde işçi olarak çalışmaktadır. Diğer bir ifadeyle, tarım alanında nüfusun bir kesimi, yılın belirli bir süresinde kendi hesabına çalışmaktadır. Bu çalışma süresinde, kendilerine ailede bulunan bütün fertler de katılmaktadır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde toprağın tasarruf biçiminin niteliği, fazla işgücü istemeyen kültür bitkilerinin yetiştirilmesi ve ücretli tarım işçisi istihdamının sürekli ve yaygın olmayışı sebebiyle bu bölgelerde kırsal kesimde yaşayan nüfusun büyük bir kesimi, endüstri bitkileri yetiştiriciliğinin geniş tarım arazisinde yapıldığı bölgelere çapa ve hasat dönemlerinde akın etmektedir.

Ülkemizde aktif nüfusun yaklaşık dokuz milyonluk kesiminin tarımda istihdam edildiği dikkate alındığında, gezici tarım işçilerinin bölgeler ve iller arası hareketliliği ve bu hareketliliğin giderek artış göstermesi, konunu önemini bir kat daha artırmaktadır.

Özellikle endüstri bitkileri üretiminin geniş bir tarım arazisinde yapıldığı Çukurova ve kısmen de Ege bölgelerine, bu bitkilerin çapa, sulama ve hasat dönemlerinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İç Anadolu bölgelerinden on binlerce tarım işçisinin akın ettiği görülmektedir. Bu iki bölgeye gelen gezici tarım işçilerinin sayısı mevsimlere göre değişmekle birlikte, büyük çoğunluğunun her yıl Çukurova bölgesine geldiği tahmin edilmektedir. İşçiler sayısal olarak en çok pamuk mevsiminde çapa ve hasat döneminde gelmektedir. Gerek çapa (Nisan-Mayıs ayları) ve gerekse pamuk toplama (Eylül-Ekim ayları) okulların eğitim-öğretime açık olduğu zamana rastlamaktadır. Gezici tarım işçi aileleri, çocuklarına bakacak kimse bulunmadığından onları da beraberlerinde getirmek mecburiyetinde kalmaktadır. Bu sebeple mecburî öğrenim çağında bulunan çocuk grubu yaklaşık 4 ay okuldan uzak kalmakta, ya noksan öğrenim görmekte ya da hiç okula gidememektedir. İşçi aileleri çalıştıkları alanların mahrumiyet derecesine bağlı olarak sağlık hizmetlerinden de yeterince faydalanamamaktadır. Çevre faktörlerinin yol açtığı hastalık ve tehlikelerle karşı karşıya bulunmaktadırlar. İşçi çocukları, bırakılacak ve bakımları sağlanacak şartlardan mahrum oldukları için, okul çağında anne ve babalarıyla birlikte tarlada bulunmakta ve işçilerin maruz bulundukları bütün tehlikelerle karşı karşıya yaşamaktadırlar. Böylece mecburî öğrenim çağındaki çocukların okulda öğrenimle geçirmeleri gereken süre, bu şartlarda tarım işletmelerinde ve çalışma alanlarında geçirilmektedir.

T. C. Anayasasının 42. Maddesinde “Kimse, eğitim ve öğrenim haklarından yoksun bırakılamaz… İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır” hükmü yer almaktadır.

İş ve üretim hayatının gereği olarak köy halkının yer değiştirmesi hâlinde, gittikleri yerlerde bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının okuldan mahrum kalmamaları için gezici okullar açılması ve bu okullarda gezici öğretmenler görevlendirilmesi, yetiştirici sınıflar açılması konusuna İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nda yer verilmiştir.

Ülkemizde küçük ve köy altı yerleşim birimlerinin çok sayıda ve dağınık oluşu, eğitim-öğretim hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını güçleştirmektedir. Özellikle kırsal kesimde bulunan nüfusu az ve dağınık yerleşim birimlerine, eğitim hizmetlerinin (okul, bina ve tesisleri, öğretmen, araç ve gereç gibi) yeterli seviyede götürülmesi, eğitim ekonomisi bakımından pahalı bir yatırımı gerektirmektedir. Maliyeti azaltma çabaları ise hizmetin nitelik ve kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır.

İlköğretim çağında olup da mecburî ilköğretim kurumlarına devam etmeyenler, hiçbir resmî ve özel işyerinde veya her ne suretle olursa olsun çalışmayı gerektiren başka yerlerde ücretli veya ücretsiz çalıştırılamazlar. İlköğretim kurumlarında devam ettiklerini belgeleyenler ise çocukların çalıştırılmasını düzenleyen kanun hükümleri uygulanmak şartıyla ancak ders zamanları dışında bu gibi yerlerde çalıştırılabilirler. [2]

Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocukları, aileleri ile gittikleri yerlerde aile bütçesine katkıda bulunduklarından çalışmakta ve bu sebeple de okula devam edememektedirler.

Bu durumda bulunan ailelerin, mecburî öğrenim çağındaki çocuklarını, en yakın okula kaydettirebilmeleri mevzuat bakımından her zaman mümkün olabilmektedir.

İlkokullara kayıt ve kabul işlemi, derslerin başlamasından on beş gün önce başlar ve bir ay sürer. Ancak, yurt dışından veya başka bir şehir, kasaba ve köyden gelmiş olan veya ilköğretim çağı çizelgesine adı yazılmamış bulunan ya da herhangi bir mecburî sebeple okula kayıtları yaptırılamayan çocukların kayıtları başvurdukları tarihte yapılır. [3]

Görüldüğü gibi ülkemizde mecburî öğrenim çağındaki çocukların ilkokul kayıt, kabul ve devamlarında mevzuat yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Ülkemizde, çok sayıda gezici tarım işçi ailesi bulunmakta ve bunların sayısı giderek artmaktadır. Gezici tarım işçi ailelerinin geldikleri yerleşim birimlerinde ve çalışma yörelerinde, çeşitli sosyal ve ekonomik problemleri bulunmaktadır. Bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi de önemli problemler arasında yer almaktadır.

Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi ile ilgili mevcut problemlerin öncelikle ele alınması ve çözümlenmesi için konunun bilimsel olarak araştırılması gerekmektedir.

Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitiminde karşılaşılan problemlerin tespit edilmesi, çözümü ve eğitim imkânının sağlanması, bu konuda yapılacak araştırmalara bağlı bulunmaktadır. Bu bakımdan, söz konusu işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitiminde karşılaşılan güçlükler araştırmanın en önemli problemi olarak görülmüştür.

ARAŞTIRMANIN AMACI

Bu araştırmanın amacı, Adana ili ve Çukurova bölgesine gelen gezici tarım işçi ailelerinin ve mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının mevcut problemlerini tespit etmek ve değerlendirmektir. Ayrıca, söz konusu aileler ve bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocukları hakkında gerekli istatistikî bilgileri toplayarak bundan sonra düzenlenecek eğitim-öğretim faaliyetleri konusunda tekliflerde bulunmaktır.

Araştırma amacının gerçekleştirilmesi için aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.
1. Gezici tarım işçi aileleri ile bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının sayısı ne kadardır ve hangi yaş gruplarını oluşturmaktadır?
2. Mecburî öğrenim çağındaki çocukların okul ve sınıf seviyeleri ile eğitim ihtiyaçları ne durumdadır?
3. Mecburî öğrenim çağındaki çocukların ailelerine iş gücü olarak katkıları ve yaptıkları işler nelerdir?
4. Aileleri ve mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi konusunda ne gibi tedbirler alınmalıdır?
5. Mecburî öğrenim çağındaki çocuklara götürülecek eğitim-öğretim hizmeti ne şekilde düzenlenmelidir?

Yukarıda belirtilen soruları cevaplandırmak için, gezici tarım işi aileleri ile bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocukları, elçiler, işverenler ve yöneticilerin görüşlerinin alınması araştırmanın asıl amacını teşkil etmektedir.

ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ

Türk Millî Eğitim Sistemi içinde ilköğretimin ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır. Ülkemizde, özellikle kırsal kesimde ailelerin bir bölümü, mecburî öğrenim çağındaki (6-14 yaş) çocuklarının iş gücünden çeşitli alanlarda faydalanmaktadırlar. Okulların eğitim-öğretime başladığı sonbahar ve ders yılının sona erdiği ilkbahar mevsiminde, çocuklar okullarına yaptıkları işler sebebiyle devam edememektedirler.

Diğer taraftan, gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocukları, ikamet ettikleri yerden ayrılarak aileleri ile birlikte çalışma alanlarına gitmektedir. Bu çocuklar, aileleri ile beraber hem çeşitli işlerde çalışmakta, hem de köy ilkokulları için öngörülen toplam 160 iş gününün önemli bir bölümünde okula devam etmemektedirler.

Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocukları, her öğretim yılı yaklaşık 60-80 iş günü okul dışında kalmaktadırlar. Böylece bu çocukların her öğretim yılı uzun süre okula devam edememeleri, öğretim süresi bakımından önemi bir kayıp olmaktadır. Mevcut kaybın ortadan kaldırılması ve mecburî öğrenim çağındaki çocukların eğitim hizmetlerinden faydalandırılması, eğitim ve öğretim hizmetinin devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden sorumlu Millî Eğitim Bakanlığı açısından önemli bir problemdir.

Ayrıca, okula devam edemeyen bu çocuklar ile okula devam eden aynı yaş ve sınıfta olan emsali öğrenciler arasında eğitim seviyesi yönünden anlamlı farklılıklar bulunmaktadır.

Sayıları yüz binlerce (yaklaşık dört yüz bin) ifade edilebilen gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocukları, eğitim-öğretim süresinin ancak yarısından faydalanabilmektedir. Ülkemizde mecburî öğrenim süresinin beş yıl olduğu dikkate alındığında, konunun önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde gezici tarım işçi aileleri ile bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi konusunda yeterli kaynak, inceleme ve araştırma bulunmamaktadır. Bu konu, Millî Eğitim Bakanlığı ile UNICEF iş birliği sonucu pilot proje çerçevesinde ele alınmış ve ilk defa bir araştırma yapılmıştır.

Söz konusu araştırma, gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının mevcut eğitim durumlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ile eğitim-öğretim faaliyetlerinin etkili, sürekli, verimli ve ekonomik bir şekilde düzenlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

VARSAYIMLAR

Gezici tarım işçi aileleri ile bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocukları;
1. Eğitim-öğretim imkânlarından yeterince faydalanamamaktadırlar.
2. Sağlık ve beslenme imkânlarına yeterince sahip değillerdir.
3. İkamet ettikleri veya çalıştıkları pilot bölgeye eğitim ve sağlık hizmetlerinin götürülmesini istemektedirler.
4. Eğitim-öğretimle ilgili karşılaştıkları problemler, içinde bulundukları çevre şartlarına göre değişiklik göstermektedir.

TANIMLAR

Tarım İşçisi: Ekonomik varlığını, iş gücünü tarım kesiminde çalışarak değerlendiren kimse.
Gezici Tarım İşçisi: Devamlı ikamet ettikleri yerleşim birimlerinde yeterli ekonomik varlığa sahip olmayan, mevsimlere ve ihtiyaca göre başka bölgelere tarım işçiliği yapmak üzere genellikle aileleri ile giden kişi.
Yerli İşçi: Adana’nın özellikle dağlık köylerinden gelen mevsimlik tarım işçisi.
Yabancı İşçi: Daha çok Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinden gelen mevsimlik tarım işçisi. [4]
Çukurova Bölgesi: Adana, İçel ve Hatay illerini içine alan bölgedir.
Mecburî Öğrenim Çağı: Mecburî öğrenim çağı, 6-14 yaşındaki çocukları kapsar. Bu çağ çocuğun 5 yaşını bitirdiği yılın Eylül ayı sonunda başlar, 14 yaşını bitirip 15 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda biter. [5]

EVREN VE ÖRNEKLEM

Bu araştırma, gezici tarım işçi aileleri ile bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocukları, işverenler, elçiler ve yöneticileri kapsamaktadır.

Araştırma evrenini, Çukurova bölgesi içinde yer alan Adana, İçel ve Hatay illeri teşkil etmektedir. Ancak, gezici tarım işçi aileleri çalışmak üzere yoğun olarak Adana iline gelmektedir.

Bu bakımdan, Çukurova bölgesini temsilen Adana ili merkez ve ilçeleri örneklem olarak alınmıştır. Örneklem olarak alınan yörelerde, gezici yerleşim alanlarında yoğun olarak bulunan gezici tarım işçi aileleri, bu ailelerin mecburî öğrenim çağındaki çocukları ile bölgede bulunan işveren, elçi ve yöneticilerden yeterli sayıda bir grup örneklem olarak seçilmiştir.

Adana iline bağlı yedi ilçedeki (Kozan, Seyhan, Yüreğir, Ceyhan, İmamoğlu, Karataş, Kadirli) 266 geçici yerleşim alanından 865 aile başkanı, mecburî öğrenim çağındaki (6-14 yaş) 1334 çocuk, 1885 yetişkin, 58 işveren, 202 elçi ve 16 yönetici örneklem olarak alınmış ve görüşmeler yapılmıştır.

SONUÇ VE TEKLİFLER

Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi ile ilgili yapılan araştırmaya ait sonuçlar ve bu konudaki teklifler aşağıda belirtilmiştir.

SONUÇLAR

1. Adana iline çalışmak amacıyla gelen gezici tarım işçi ailelerinin % 30’u Ceyhan’da, % 23’ü Yüreğir’de, % 20’si Karataş ilçelerindeki geçici yerleşim alanlarında, geriye kalan aileler de diğer ilçelerde bulunmaktadır.

2. Geçici yerleşim alanlarının % 57’sinin çevrelerindeki sabit yerleşim birimlerine olan uzaklıkları 0-1000 metre arasında değişmektedir. Bu alanlardan % 23’ü sabit yerleşim birimlerine 1000-2000 metre uzaklıkta bulunmaktadır. Geçici yerleşim alanlarının büyük çoğunluğu, su kanalları ve yol kenarlarında kurulmuştur. Geçici yerleşim alanlarından sabit yerleşim birimlerine ulaşımda yaklaşık % 90 oranında güçlük çekilmemektedir.

3. Geçici yerleşim alanlarına yakın olan sabit yerleşim birimlerinin % 96’sında ilkokul, ortaokul veya ilköğretim okullarından birisi bulunmaktadır. Sabit yerleşim birimlerinin tamamında ilkokullar, sürekli olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.

4. Gezici tarım işçi ailelerinin yaklaşık % 70’i Türkçe’yi rahat bir şekilde konuşmakta, % 30’u ise yeterince kullanamamaktadır

5. Adana iline gezici tarım işçi ailelerinin yarısı Ağustos ayında, yarısına yakın bir kısmı ise Mart ayında gelmektedir. Bu işçi ailelerinin yaklaşık 3/4’ü Ekim, 1/4’ü ise Kasım ve Aralık aylarında sabit ikametgâhlarına dönmektedir. Gezici tarım işçi ailelerinin % 95’i, geçici yerleşim alanındaki işin bitiminde gelmiş oldukları sabit yerleşim birimlerine (Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin, Hatay) dönmektedir. Dönmeyen % 5’lik işçi ailesi ise başka bir geçici yerleşim alanına çalışmak üzere gitmektedir.

6. Gezici tarım işçi ailelerinin 1/3’ünü mecburî öğrenim çağındaki (6-14 yaş) çocuklar oluşturmaktadır. 14 yaşından büyük yetişkin grup ise bütün aile fertlerinin yarısı kadardır. 0-5 yaş grubunda bulunan çocuklar ise 1/5’i teşkil etmektedir. Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının % 42’si ilkokula, % 1’e yakını ortaokula gitmektedir. Ayrıca, bu çocuklardan % 8’i ilkokulu, % 3’ü ortaokulu terk etmektedir. İlkokula gitmeyenlerin oranı % 35’in üzerindedir. İlkokula devam eden çocukların yaklaşık % 38’i kız, % 62’si erkektir. Ortaokula devam edenlerin ise 5 27’si kız, % 73’ü erkektir.

7. Mecburî öğrenim çağındaki çocukların okula gitmeme ve okul terk etmelerinde, % 55 oranla maddî durum yetersizliği ve ailesine ekonomik katkıda bulunma sebepleri yer almaktadır.

8. Aileleriyle birlikte gelen mecburî öğrenim çağındaki çocuklardan % 65’i, ailelerine ekonomik katkı sağlamak amacıyla çalışmaktadır.

9. Gezici tarım işçi ailelerinin % 51’i kadın, % 49’u erkektir. 14 yaşın üzerindeki kız ve kadınların % 73’ü, erkeklerin ise % 31’i okuma yazma bilmemektedir.

10. Mecburî öğrenim çağında olup da okula gitmeyen çocukların % 66’sı, aileleri tarafından ekonomik katkı sağlamak için okula gönderilmemekte; % 20’si ise yakın çevrede ilköğretim kurumu olmadığından okula devam etmemektedir.

11. Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarından, tarlada çalışma saatleri dışında kalan zamanlarını yaklaşık % 50’si ev işlerine yardım etme ve küçük kardeşlerine bakma, % 42’si oyunla geçirmektedir.

12. Mecburî öğrenim çağı çocukları, çalışma saatleri dışında kalan zamanlarında, % 90 oranla bulundukları yerde okula devam etmeyi istemektedir. Okula devam etmek istemeyenlerin % 90’ı ekonomik yetersizlik ve başaramama endişesini gerekçe göstermektedir.

13. Aileleriyle birlikte sabit ikametgâhlarına dönen mecburî öğrenim çağı çocuklarının % 35’i okula devam etmektedir. Okula devam eden öğrencilerin sınıf ve derslere uyum sağlamada karşılaştıkları en önemli güçlükler; konuları anlayamama, derslere ve okula uyum sağlayamamaktır.

14. Gezici tarım işçi hanımlarının % 28’i günlük çalışma saatleri ve ev işleri dışında kalan zamanlarında elişi yapmakta, % 48’i sohbet etmektedir. Erkeklerin % 62’si sohbet ederek % 16’sı kahveye giderek zaman geçirmektedir. Kadınların % 37’si tarladaki çalışma saatleri dışında okuma-yazma, % 50’si nakış, dokumacılık ve trikotaj kurslarına; erkeklerin % 34’ü okuma-yazma, % 15’i tarım aletleri onarımı, % 40’a yakını dokumacılık, arıcılık ve besicilik kurslarına katılmayı tercih etmektedir.

15. İşverenlerin tamamı gezici tarım işçilerini “elçiler” vasıtasıyla temin etmektedir. Gezici tarım işçilerinin ücretleri idarî makamlarca tespit edilmektedir.

16. İşverenler, gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarına, günlük çalışma saatlerinin dışında eğitim verilmesini istemektedirler. Bu çocukların eğitiminde, işverenlerin yaklaşık % 29’unun malî yardımda bulunabileceği, % 34’ünün taşıt temin edebileceği anlaşılmıştır.

17. Adana iline gelen gezici tarım işçi ailelerinin sürekli ikamet ettikleri iller arasında, yaklaşık sırasıyla % 58 Şanlıurfa, % 15 Adıyaman, % 9 Hatay, % 8 Gaziantep ve % 7 Diyarbakır illeri yer almaktadır. Bu işçiler, aileleri ile birlikte iş bitiminde kafileler hâlinde geldikleri illere dönmektedir.

18. Elçilerin % 81’i, geçici yerleşim alanında çalışan yetişkin işçi aileleri için düzenlenecek bilgi ve beceri kurslarına teşvikte bulunarak yardımcı olacağını; % 79’u mecburî öğrenim çağındaki çocukların eğitimine yönelik düzenlenecek çalışmaların faydalı olacağını belirtmişlerdir.

19. Adana iline gelen gezici tarım işçi ailelerinin yanlarında getirmiş oldukları mecburî öğrenim çağındaki çocukların % 32’si Ceyhan, % 26’sı Yüreğir ve % 18’i Karataş ilçelerindeki geçici yerleşim alanlarında bulunmaktadır.

20. Gezici tarım işçi aileleri ve mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi konusunda, yöneticilerin % 22’si çocukların okula rahat gidip gelme ve devam imkânlarının sağlanmasını, % 20’si eğitimin cazip hâle getirilmesini ve eğitim süresince gerekli yardımın yapılmasını, % 17’si gezici okullarla eğitim-öğretimin yapılmasını belirtmişlerdir.

TEKLİFLER

1. Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitimi ile ilgili olarak yapılacak çalışmaları proje çerçevesinde yürütebilmek ve uygulamayı etkili hâle getirmek amacıyla; Millî Eğitim Bakanlığının koordinatörlüğünde diğer ilgili resmî kurum ve gönüllü kuruluş temsilcilerinden meydana gelen (İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı, Türk Kadınını Tanıtma ve Güçlendirme Vakfı, Türk Kadınlar Birliği, Çukurova Üniversitesi) bir iş birliği (Gezici Tarım İşçi Çocuklarının Eğitimi) komitesi kurulmalıdır.

2. Adana Valiliği bünyesinde (il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri) projenin yürütülmesinden ve uygulanmasından sorumlu birimler teşkil edilmelidir.

3. Gezici tarım işçi ailelerinin bulunduğu sabit yerleşim birimi ve geçici yerleşim alanlarının imkân ve özellikleri dikkate alınarak pilot uygulama yapılacak merkezler tespit edilmelidir. Proje uygulaması kademeli olarak yaygınlaştırılmalıdır.

4. Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitiminde, sabit yerleşim birimlerindeki ilköğretim kurumlarından faydalanılmalıdır. Sabit yerleşim birimlerinden uzak bulunan geçici yerleşim alanlarındaki mecburî öğrenim çağındaki çocuklara eğitim hizmeti, taşımalı sistemle veya gezici okullarla götürülmelidir.

5. Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarına eğitim hizmetlerinin sunulması ve okula devamlarının sağlanması için, sabit yerleşim birimlerinde bulunan ve geçici yerleşim alanlarında açılacak okullar, günlük çalışma saatleri dışında eğitim-öğretimi sürdürecek biçimde hizmete hazır olmalıdır.

6. Özellikle, gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarına verilecek eğitimin cazip hâle getirilmesi için; öğrencilere okul ders araç-gereçlerinin ücretsiz olarak sağlanması ve diğer bazı ihtiyaçların karşılanması, projenin başarıya ulaşması bakımından önem taşımaktadır.

7. Gezici tarım işçi ailelerinin mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının eğitim ihtiyaçlarına ve seviyelerine uygun, aynı zamanda “İlkokul Programı”na bağlı olarak “Türkçe” ağırlıklı ders programları geliştirilmelidir.
Programa göre ve öğrencilerin ilgilerini çekecek ders araç-gereçleri ile ders ve yardımcı ders kitaplarının hazırlanması uygun olacaktır.

8. Geçici yerleşim alanlarında görevlendirilecek yönetici ve öğretmenler ile ilköğretim müfettişleri, bu konuda eğitim programlarına ve öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hizmet içi eğitimden geçirilmelidir. Söz konusu yönetici ve öğretmenlerin çalışma imkân ve şartlarının iyileştirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Gezici tarım işçi aileleri ile mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının çalışma, ev işleri ve okul saatleri dışında kalan zamanlarlının değerlendirilmesi amacıyla; seviyelerine uygun, isteyerek okuyabilecekleri çeşitli kitaplar (hikâye, roman, resimli Türk Klâsikleri gibi) hazırlanarak ücretsiz verilmelidir.

9. Mecburî öğrenim çağındaki çocukların, sabit yerleşim birimleri ile geçici yerleşim alanlarındaki ilköğretim kurumlarına kayıt-kabulleri ile ilgili işlemlerin sürekli, süratli ve etkili olarak yürütülmesi gerekmektedir.

10. Gezici tarım işçi ailelerinin çalışma ve ev işleri saatleri dışında kalan zamanlarının değerlendirilmesi amacıyla; başta okuma-yazma olmak üzere ihtiyaç ve özelliklerine göre çeşitli bilgi ve beceri kursları açılmalıdır.

11. Gezici tarım işçi aileleri ve 0-5 yaş grubu çocuklarının sağlık, beslenme ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için Adana Valiliği ve mahallî idarelerce gerekli tedbirler alınmalıdır.

12. Merkezî yerlerde tespit edilecek geçici yerleşim alanlarının, gezici tarım işçi ailelerinin barınma, sağlık ve altyapı hizmetleriyle ilgili tedbirler mahallî ve resmî kuruluşlarca iş birliği yapılarak alınmalıdır.

13. Gezici tarım işçi aileleri ve mecburî öğrenim çağındaki çocuklarının sürekli ikamet ettikleri yerleşim birimlerindeki durumlarının tespit edilmesi, mevcut bilgilerin toplanması ile eğitim durumları ve ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla bu araştırmanın devamı olacak şekilde yeni bir araştırmanın yapılması gerekmektedir.

DİPNOTLAR
(*) Bu çalışma; Araştırma Aylık Bilim ve Teknoloji Dergisi, Cilt:3, Sayı:32 (Ağustos 1991), s. 8-14’te yayımlanmıştır.
(**) MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü Daire Başkanı
(***) MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü Şube Müdürü
(****) MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü Eğitim Uzmanı
[1] Murat ŞEKER, Sosyal ve Ekonomik Sorunlar, Güneydoğu Anadolu Projesi, V Yayınları, Ankara, 1987, s. 5
[2] 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Resmî Gazete (15.10.1983;18192), Madde:59
[3] İlkokul Yönetmeliği, Resmî Gazete (27.08.1987;19557), Madde:10
[4] Şemsettin KOÇAK, Çukurova’daki Mevsimlik Tarım İşçi Çocuklarının Eğitimi, Uzmanlık Tezi Araştırma Önerisi, Ankara, 1987, s. 46
[5] 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Resmî Gazete (15.10.1983;18192), Madde:3

About drkemalkocak

Eğitimci-Bürokrat-Akademisyen olmasına rağmen cehlini bir türlü gideremeyen ama suyu aramaktan yılmayan-Bu su Fuzulî'nin "Su Kasidesi"ndeki sudur... 01.07.1953’te Ankara / Şereflikoçhisar / Sarıyahşi’de doğdu.. Sarıyahşi İlkokulunu ( 1965 - 1966 ), Şereflikoçhisar Ortaokulunu ( 1968 - 1969 ), Ankara Erkek İlköğretmen Okulunu ( 1971 - 1972 )bitirdi. 15.11.1972’de Ankara / Keskin / Karafakılı Köyü İlkokulu Öğretmeni olarak Devlet memurluğuna başladı. Kırıkkale / Yahşihan /Namık Kemal ve Karacaali Köyü ilkokullarında Sınıf Öğretmenliği yaptı. Askerliğini er öğretmen olarak yerine getirdi. Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Bölümünü ( 27.09.1978 ) bitirdi. 25.03.1982’de Ankara / Namık Kemal Ortaokulu Sosyal Bilgiler Öğretmenliğine başladı. Kırıkkale / Hasandede Orhan Demirhan, Kırıkkale Ticaret ve Aydınlıkevler liselerinde Sosyal Bilgiler ( Tarih ) Öğretmenliği yaptı. Millî Eğitim Bakanlığınca yapılan seçme sınavını kazanarak 8 ay süreli İlköğretim Müfettişliği Hizmet içi Eğitim Kursunu tamamlayıp Eskişehir İlköğretim Müfettişliğine atandı. 06.09.1983 - 22.03.1985 tarihleri arasında İlköğretim Müfettişliği görevini yürüttü. Eskişehir İlköğretim Müfettişliğinden Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü Şube Müdürlüğüne atandı. Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilâtındaki şube müdürlüğü görevine 22.03.1985’te başladı. İlköğretim Genel Müdürlüğünde Teftiş ve Değerlendirme, Disiplin, Mevzuat, Program ve Yayımlar, Araştırma ve Plânlama şube müdürlükleri görevinde bulundu. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Eğitimi Ana bilim Dalı Tarih Eğitimi Bilim Dalında lisans tamamladı (16.02.1987). Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Genel Türk Tarihi Ana bilim Dalında yüksek lisans ( master ) yaptı ( 21.02.1991). Tezi “ Cumhuriyetten Günümüze Tarih Çalışmaları ve Tarih Öğretimi 1923 - 1960 “, tez danışmanı Prof. Dr. Yücel ÖZKAYA’dır. Girdiği test ve mülakât sınavlarını kazanarak ( 1987 ) Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Yönetimi Lisansüstü%2
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s